Hayatımızın en elzem ihtiyaçları ne yazık ki ithal…
Yeter miktarda üretmek yerine ithal etmeyi tercih ediyoruz.
Hatırlıyorum, çocukluğumda ithal oyuncaklar vardı... Bir de çikita muzu hatırlıyorum Pazar tezgahlarında. Bir de okulda yerli malı haftası kutlardık. Meyveler ve Kuruyemişler ile…
Oysa şimdi geldiğimiz noktada yerli ne kaldı diye sormak lazım.
En doğal ihtiyacımız olan gıdayı bile ithal eder olduk. Üstelikte kendi kendine yetebilecek tarım ülkeleri arasında olmamıza rağmen.
Domatesin, biberin ve daha pek çok şeyin tohumu ithal. Hububattan hayvan yemine kadar hepsi ithal. Üstelik üretici de artan mazot ve maliyet giderleri yüzünden üretmekten vazgeçti.
Çünkü gideri gelirini karşılamıyor
Et fiyatları almış başını gidiyor. Ucuz et yiyebilmek için ithal et oranını yükselteceklermiş. Yani üretmek yerine ithal etmeyi tercih etmişler yine.
Sormak lazım…
Dışarıdan gelen bu ürünler ne kadar sağlıklı? Hangisi GDO’lu hangisi değil. Tarım ve hayvancılıkta üretimi arttırmak niye düşünülmez?
Gelişmiş ülke olmak için üretmek gerekmez mi? Elektrikten doğalgaza kadar enerjimiz ithal…
Sanayi üretimimiz bile ithal parçaların montajına bağlı.
Gelişmiş ülke olabilmek için ya teknoloji üretmek gerekir ya da tarım ve hayvancılık ürünü
Haksızmıyım?…
Öyleyse şimdi kendi kendimiz bir soralım. Yediğimiz gıdadan sanayiye ve de ısınmadan üretime kadar kullandığımız enerjide dışa bağlı isek…
Yerli ve milli başkanlık nasıl olacak?
Kalın Sağlıcakla…