HABER GÖNDER ↗
GÜNDEM

HATIRALARLA ÇANAKKALE

“Sol kolum var, şükür

HATIRALARLA ÇANAKKALE
Kocaeli Pusula · Haber

“Sol kolum var, şükür. Onunla da pekâlâ iş yapabilirim.”

Arkadaşlarının Bombacı lakabıyla andığı Mehmet Çavuş, ağır

yaralı getirildiği hastaneden kumandanına yazıyor: “Sağ kolumu

kaybettim, amma zararı yok… Sol kolum var, şükür. Onunla da

pekâlâ iş yapabilirim. Beni müteessir eden ve kıtama katılıp düşmanla

çarpışmama mani olan şey, yaramın henüz kapanmamış olmasıdır.

Hastaneden kurtularak, hâlen harbe iştirak edemediğim için, beni

mazur görünüz, affediniz muhterem kumandanım.”

“Evlatları Allah rızası için çarpışan bir millet ebediyen var

olur!..”

Mehmetçiği yokluk, kıtlık ve çok güçlü olan düşmana karşı diri

kılan sır ne idi? Bunu da Çanakkale’de başkumandanımız olan Alman

General Liman Von Sanders’in bir hatırası açıklıyor. Teftiş sırasında

Mehmetçiğe, ne için savaşıyorsunuz diye sorar. Mehmetçik Allah

rızası için deyince; Alman General, şu yorumu yapmaktan kendini

alamaz: “Evlatları Allah rızası için çarpışan bir millet ebediyen var

“Üzülmeyin kumandanım! Benim gözlerim göreceğini

gördü. Artık görmese de olur.”

18 Mart Deniz Zaferimiz’den sonra Müstahkem Mevki

Kumandanı Cevat Paşa cepheyi dolaşıyor, durum tespiti yapıyordu.

Mecidiye Tabyası’nın yıkıntıları arasında dolaşırken, bir askerin hâli

dikkatini çekti. Mehmetçik bir ağacın altına uzanmış, hareketsiz,

sessiz yatıyordu. Yanına yaklaştı, baktı. Mehmetçik yaşıyordu. “Neyin

var evlat?” dedi. Mehmetçik, birden ayağa fırladı ve hazır ola geçti.

Ancak gözleri Paşa’dan yana değil, ters tarafa bakıyordu. Cevat Paşa,

yaşaran gözleriyle ve titreyen sesiyle sordu: Gözlerine bir şey mi oldu

oğlum? Mehmetçik, bu soru üzerine daha bir toparlandı ve iyice tokla-

şan sesiyle şöyle dedi: Üzülmeyin kumandanım! Benim gözlerim

göreceğini gördü. Artık görmese de olur.

“Cephedeki arkadaşlarıma, ‘İbrahim komutanı bahane etti,

harpten kaçtı” dedirtmem. Mutlaka gitmeliyim.’

Sol kolunu Çanakkale’de bırakmış bir kahraman Hasan Dursun

Bayrak anlatıyor: “Vatan uğrunda seve seve feda ettiğim kolumdan

ziyade, karşımda duran İbrahim’e acımıştım. Benden fazla o teselliye

muhtaçtı. İbrahim Yozgatlı bir yiğitti. Attığını vururdu. Bir bölüğü tek

başına durduracak kadar maharet ve cesaret sahibi, çevik ve sadık bir

Mehmetçikti. O benim emir erimdi. Sürekli, ‘İntikamını alacağım

kumandanım’ diyor, başka bir şey söylemiyordu. Üç gün sonra

vapurla İstanbul’a getirilip, Zeynep Kamil Hastanesi’ne yatırıldım.

Kanımla elbisesi muşambalaşmış olan İbrahim temizlenmiş, ben de

ıstıraptan biraz kurtulmuştum. Hastaneye yatırıldığımın ikinci günü

idi… İbrahim’i karşımda buldum. Diyordu ki: “Bana müsaade

ederseniz, ben gideceğim kumandanım.” “Nereye İbrahim?” dedim.

“Çanakkale’ye, sizin intikamınızı almaya gideceğim” cevabını verdi.

Bu şefkat ve sadakat timsalini kaybetmek istemiyordum. “Benim ve

benim gibi olanların intikamını alacak, hamdolsun binlerce er var

Çanakkale’de… Benim ise, burada bir emir erinden ziyade sana çok

ihtiyacım var. Gel gitme!” dedim. Bu kahraman genç bana şu cevabı

verdi: “Kumandanım, sizi bu hâlde bırakarak ayrılmak çok müşkül…

Ancak, siz hastaneye yerleştikten sonra, artık ben burada kalamam.

Cephedeki arkadaşlarıma, “İbrahim komutanı bahane etti, harpten

kaçtı” dedirtmem. Mutlaka gitmeliyim.” “Öyleyse, Allah yardımcın

olsun İbrahim” dedim. Elimi hürmetle öptü ve gitti. Bir müddet sonra

haber aldım ki, İbrahim aslanlar gibi dövüşerek şehit olmuş…”

“Hiç insan yaptığını satar mı?”

Çanakkale Destanı’ndan geriye çok az hatıra kaldı. Sebebi, o

kahramanların tevazuu idi. Onlar, yaptıklarının asıl karşılığını sadece

Allah’tan beklerdi.

Mesela Havranlı Koca Seyit… Çanakkale’deki harikulade

kahramanlığını en yakınlarına bile anlatmamış. Bir gün eşi

Hanımefendi, “Neden anlatmıyorsun?” deyince şu muhteşem cevabı

verir: “Hiç insan yaptığını satar mı?”

← Haber akışına dönArşiv kaydı · 10894
ŞEHRİN HABERİNİ BİRLİKTE YAZALIM

Senin haberin ne?

Haber, fotoğraf ve duyurularınız için bize yazın.

HABER GÖNDER →