HABER GÖNDER ↗
GÜNDEM

“KAPAĞINI HİÇ AÇMASANIZ DAHİ ZEHİR YAYIYOR”

KO-MEK ilçe sergi açılışları bu yıl daha eğitici ve eğlenceli geçiyor

“KAPAĞINI HİÇ AÇMASANIZ DAHİ ZEHİR YAYIYOR”
Kocaeli Pusula · Haber

KO-MEK ilçe sergi açılışları bu yıl daha eğitici ve eğlenceli geçiyor.

Birbirinden farklı konuların yer aldığı ilçe sergilerine uzmanlar konuk

oluyor. Vatandaşların sağlıklı yaşama konularında daha bilinçli olmalarını

hedefleyen söyleşiler ilgi çekiyor. Gölcük İlçe Sergisi açılışına katılan Erkan

Şamcı ‘’Dünyamızı Titiz Kadınlar mı Kirletiyor’’ başlıklı bir söyleşi yaptı.

Sahneye bahçıvan tulumuyla çıkan Erkan Şamcı, KO-MEK’in farklı

alanlarındaki kurslarından çok etkilendiğini söyledi. Şamcı, ”Hayatımızı

kolaylaştırsın diye bize sunulan temizlik ürünleri tamamen kimyasal

maddelerle dolu. Çok temiz ve titiz olduğumuz ile çok övünürüz. Gerçekte

ise ağır kimyasalları hayatımıza sıvayıp duruyoruz. Sabah kalkarız

kendimizi temizleriz. Mesela dişlerimizi köpürte köpürte fırçalarız. O köpük

bildiğiniz deterjandır. Diş macunlarının içeriğine bakın. Çamaşır deterjanına

şeker karıştırıyorlar. Yani biz her gün deterjanla dişlerimizi fırçalıyoruz.

Çocuklar için olanların durumu daha vahim. Onlarda bir de fare zehiri var .

Çocuğunuzun ağzına temizlik adına fare zehiri sürer misiniz? Sürmezsiniz

değil mi? Ama sürüyoruz. Burada reklamların büyük etkisi var” şeklinde

konuştu.

Katılımcıların konuşmasını büyük bir dikkatle dinledikleri Şamcı, ”Çamaşır

suyunun üretildiği fabrikalarda işçiler gaz maskesi takıyorlar, koruyucu

elbiseler giyiyorlar. Sizler evde çamaşır suyu kullanırken gaz maskesi takıyor

musunuz? Elbette hayır. Çamaşır suyunu evinize aldığınızda hiç kapağını

açmasanız bile zehir yayıyor. Bir tek Türkiye’de çamaşır suyunun maddesi

olan Hipoklorit temizlik için kullanılıyor. Başka yerlerde bunu bataklık

kurutmak için kullanıyorlar. Oysa bizde bazı hanımlar, ‘Çamaşır suyu kokusu

olmadan temizlenmiş gibi gelmiyor’ diyorlar. Bizler bu zehirler için üstelik bir

de para ödüyoruz” dedi.

Bilinen doğruların ne kadar da yanlış olduğunu söyleyen Şamcı, ”Her

şeyden önce bakterilerle barışalım. Aslında bizler de birer bakteriyiz.

Yaşamımızı devam ettirmek için vücudumuzda bakterilerin olması

gerekiyor. Bağırsaklarımızda var. Bakterilerin olmaması gereken yerlerden

biri ameliyathaneler. Sizler mutfak tezgahlarınızın üstünde ameliyat mı

yapıyorsunuz? Zaten seramik üstünde bakteri de yaşamaz. Alternatif olarak

tuz kullanın. Tuzlu suda bakteri, mikrop yaşamaz. Temizlik yaptığınız

suya bir avuç tuz atın. Mesela turşu niye bozulmuyor? Tuzlu sudan sebep

bozulmuyor . Eskiden çamaşır sodası vardı. Annelerimiz bunu kullanılırlardı.

Bir de yumuşatıcılar var. Güzel koksun diye kullanıyoruz. Tamamen kimyasal

bunlar. Koklayınca beynimiz dumura uğruyor. Çamaşırlarınız güzel koksun

istiyorsanız ütü suyuna bir miktar lavanta suyu koyun. Bakın çamaşırlarınız

nasıl güzel kokuyor” açıklamasını yaptı.

Şamcı, ”Bir başka derdimiz bardaklarımızı pırıl pırıl olsun. Bulaşık

makinalarında kullandığımız deterjanlar arınmıyor ve tamamen kimyasal.

Eşya odaklı yaptığımız her iş dönüp dolaşıp bize zarar veriyor. Firmalar

ise leke çıkarmak için bu ürünleri sattıklarını söylüyorlar. Hayatımıza

soktuğumuz her ürünün sağlığımıza uygun olması gerekiyor. Şimdi

yaz ayları geliyor. Her yerde yine sinek ilaçları satılacak. Fişe takılan,

püskürtülen birçok çeşidi var ve hepsi zehir. O ilaç dediğimiz zehirler aslında

haşereleri öldürmüyor. Sinekler bakıyorlar odada zehir var hemen kaçıyorlar.

Sineklerin zehirli diye girmediği odalarda çocuklarımızı uyutuyoruz. Bunun

yerine sinek teli yaptırmak çok daha sağlıklı bir çözüm. Geçen 80 yıl

içinde hayatımıza 150 bin kimyasal madde girmiş maalesef. İlla mikrop

diye bir takıntınız varsa her şeyi ütüleyin. Çocuklarınızın oyuncaklarını

derin dondurucularda bir gün bekletin. Hiç mikrop kalmaz. Bizim en çok

hamilelerin, annelerin yol göstericiliğine ihtiyacımız var. Hamile saçını

boyatmıyor, ağrısı olsa dahi ilaç almıyor. Bu hassasiyeti hayatımızın her

dönemine yaymalıyız” şeklinde konuştu.

Kozmetik ürünlerdeki kimyasallara da değinen Erkan Şamcı, ”Güzel olmak

uğruna kimyasalları yüzümüze, her yerimize sürüyoruz. Niye kremler hiç

bozulmuyor? Çünkü içinde çok miktarda koruyucu kimyasal var ve biz her

gün kullanıyoruz. İnsandan başka hiçbir canlı evine zehir sokmaz. Üstelik

paralar ödüyoruz” diye sözlerini tamamladı. Kursiyerler de Erkan Şamcı’ ya

teşekkür ettiler ve hediye verdiler.

← Haber akışına dönArşiv kaydı · 11289
ŞEHRİN HABERİNİ BİRLİKTE YAZALIM

Senin haberin ne?

Haber, fotoğraf ve duyurularınız için bize yazın.

HABER GÖNDER →